|
|
|
Erken Doğumu Önlemek Mümkünmü
? |
|
|
Hamilelik 40 hafta süren bir maraton.
Bu süreçte anne adaylarını endişelendiren birçok
konu var. 37 hafta dolmadan doğumun gerçekleşme
riski ise anne adaylarını en çok ürküten konuların
başında geliyor. Erken doğumu engellemek koyla
değil. Yapılan araştırmalar tansiyon için kullanılan
ilaçların erken doğumu geciktirmekte etkili olduğunu
ortaya koyuyor.
Erken doğum 37 haftadan önce gerçekleşen doğumları
kapsıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr.Numan Bayazıt, “Son yıllarda artış
göstererek tüm doğumların yüzde 12’ini oluşturmaya
başlamıştır.” diyerek artışın nedenini şöyle
açıklıyor: “Bu kısmen infertilite tedavilerinde
çoğul gebeliklere daha çok rastlanmasına bağlıdır.”
Op. Dr. Numan Bayazıt diğer nedenleri şöyle
sıralıyor:
• Rahimin gerginliğine bağlı olanlar: Çoğul
gebelikler, polihidroamniyos (bebeğin suyunun aşırı
artışı örn. Gebeliğe bağlı diabette), rahimin şekil
bozuklukları.
• Enfeksiyonlar: Vajina ve idrar yolu iltihapları da
neden olabiliyor.
• Kanamalar : Plasentanın (çocuğun eşi) önde olması
veya erken ayrılması.
• Bebekte gelişme geriliği veya annenin aşırı stresi
doğumu tetikleyebiliyor.
|
|
Suda Doğum |
Hidroterapi yani su ile tedavi uzun
yıllardır kas gevşetici ve rahatlatıcı etkileri
nedeni ile kullanıla gelen bir alternatif tedavi
yaklaşımıdır. Bu etkinin normal doğumlarda da
kullanılabileceği fikri de oldukça eskilere dayanır.
Dokümente edilen ilk su altı doğumu 1803 yılında
Fransa'da yaşanmıştır. Ancak bu planlı bir doğum
değidir. Uzun süre doğum eyleminde kalan ve biraz
rahatlamak için sıcak su dolu bir küvete giren bir
kadının doğumu bu esnada gerçekleşmiş ve bu tesadüf
sonucu suda doğum yapan ilk kadın olarak tarihe
geçmiştir
1960'lı yıllara kadar suda doğum ile ilgili herhangi
bir gelişme yaşanmazken bu tarihlerde ilk kez eski
Sovyetler Birliği'nde Igor Charkovshy bu konuda
denemelere başlamıştır. Onu 1978-1985 yılları
arasında Fransa'da yaşayan Dr. Michel Odent izlemiş
ve su altında pek çok doğumun gerçekleşmesinde
yardımcı olmuştur
Suda doğum uygulamaları daha sonraları bir ara
güncellik kazansa da belirli bölgeler dışında hiçbir
zaman popülarite kazanamamıştır. Günümüzde eski
Sovyet Cumhuriyetleri, İngiltere ve Fransa'nın bir
kısmı ile Amerika Birleşik Devletlerinde sınırlı
sayıda klinikte uygulanmaktadır
İşlem yaygınlık kazanmadığında konu ile ilgili
bilimsel araştrma ve makaleler de son derece sınırlı
sayıdadır ve bunların büyük bir kısmı ebelik ile
ilgili dergilerde yer almaktadır. Suda doğum
klinikleri de genelde ebelerin görev yaptığı
merkezler şeklindedir
Suda doğum yaptıran ve bu uygulamayı savunan kişiler
ılık suyun sakinleştirici ve ağrı giderici etkileri
olduğunu ve bu etkinin kadının kendisini rahat
hissetmesine ve doğumun daha kolay geçmesine
yardımcı olduğunu ileri sürmektedirler. Bu görüşler
dışında suda doğumun su dışında doğuma üstün
olduğunu gösteren hiçbir bilimsel araştırma yoktur
Konuyla ilgili yapılan ve normal doğum ile suda
doğumu karşılaştıran sistemik bir araştırmada yarar
ya da istenmeyen etki açısından her iki doğum
şeklinin birbirine karşı avantaj ya da
dezavantajının olmadığı gösterilmiştir |
|
|
|
|
|